Tarih beni yazmıyorsa ben kendim yazarım!

9 Mayıs 2014 Cuma

Elmasız olsun kurabiyeler.





                          
Mutfaktan gelen elmalı kurabiye kokusunun eşliğinde üzerine giydiği beyaz elbisesinin Haziran güneşine çok yakışacağını düşünüyordu. Kıvırcık saçlarını sıkıca bağlayıp kokunun geldiği yöne gitti.
Mutfakta harikalar yapan annesine elbisesini gösterip kendi etrafında dönerken dünyanın en mutlu çocuğuydu. Annesi beyaz elbiseyi kirleteceğini bildiği halde kızına ''Çok güzel olmuşsun. Eylül seni bekliyor dışarıda bizde şimdi geliyoruz hadi'' derken kızının poposuna hafifçe vurarak mutfaktan uzaklaştırdı. Kız fotoğraf makinesini piknik sepetine sıkıştırıp dışarı çıktı. Annesini beklerken kırmızı tebeşirle yere çizdikleri seksek oyununu oynuyorlardı. Oyunun yarısındayken aileleri geldi ve oyunu bırakıp arabaya yerleştiler. Sıkıştıkları arabada yol boyunca çeşitli şarkılar söylemişlerdi. On beş dakikalık yola ne çok şarkı sığdırmışlardı...

 Gittikleri piknik alanı sakin bir deniz kenarıydı, kayalıklarda zar zor büyümüş çiçekleri toplamak için sabırsızlanıyordu. Kahvaltılarını annelerinin hazırladığı o muhteşem sofrada yapıp kendilerini oyuna kaptırdılar. Bu güzel günü ölümsüzleştirmek için objektifin karşısına geçtiklerinde hepsi gülümsüyordu.Küçük kız kayalıklardaki çiçekleri özenle toplayıp saçındaki tokayla demet yaptı, babalar günü için hazırladığı bu güzel hediyeye gülümseyerek bakıp özenle piknik sepetine yerleştirdi. Patlayan flaşlardan sonra eve dönmek için tekrar arabaya doluştular. Tam o sırada geçen bir ambulans sesi kulakları çınlatırken annelerin yüzüne geçici bir hüzün yerleşti ''Allah şifa versin'' diye dua ederken hiç bir şeyden haberleri yoktu. Eve döndüklerinde biraz daha seksek oynamak için izin istedi annesinden.

 Biraz oynadıktan sonra elmalı kurabiye istedi canları kurabiye yemek için eve döndüler. Zile bastıklarında kapıyı küçük kardeşi açmıştı kaç yaşındaydı beş mi belki dört emin değildi, koşarak mutfağa giderken içeriden gelen seslere aldırmadı masanın üzerine duran kurabiyelerden bir tane alıp ısırdı, kurabiyeleri mideye indirirken içeriden gelen seslerde yükselmişti sesleri merak edip salona geçerken bir ısırık daha aldı eğer bilseydi başına gelecekleri ağzına sürmezdi o kurabiyeyi ama bilmiyordu işte. Kulağına gelen ses dalgaları beynine giderken ne duyduğunu anlayamadı gördüğü manzara karşısında olduğu yerde kala kalmıştı. Ağzındaki o muhteşem tat zehir olmuştu bir anda. Anlayamıyordu anlamak istemiyordu kafayı yiyecek gibiydi duydukları gördükleri küçük bedenine ağır gelmişti idrak da etmemişti zaten öylece kalmıştı işte kapı başında. Üzerine doğru yaklaşan kadının ağlayan annesine sus derken gördü feryat eden ailesi ''Bir şey yok tatlım sadece küçük bir kaza geçirmiş baban'' derken bile yalan olduğunu anlamıştı. Bu perişan manzarayı izlerken gözüne kardeşi takıldı öyle korkmuştu ki küçük çocuk bir ağlayan insanlara bakarken. Küçük kız olduğu yerden kıpırdamayı başarınca koşarak kardeşini aldı ve o odadan çıkardı girdikleri sesiz odada olanları idrak etmeye çalışırken küçük kardeş ''Ağlasam ayıp olur mu?'' deyince dehşete düştü. Hiç bir şeye tepki veremezken insan cübümşüyle sürüklenip bir arabaya bindirildiler. Dayılar, amcalar, kilometrelerce uzaklıktan gelmişlerdi saatlerce süren bir yolculuk ağlayan anne bayılan abla korkan kardeş ve durup olanları izleyen küçük kız. 

Vardıkları yerde babaanneyle birleşince, göz yaşları dahada yükseldi insanların. Koşarak uzaklaşmak istedi kız oradan uzaklaşmak isterken kendini bir kümesin içinde buldu. Sesiz tavuklar insanlardan daha sevimli gelmişti oturdu ve düşündü düşündükçe ağladı öyle korkunç bir duyguydu ki bu duyguyu anlatmak için uygun cümle arasaydık bulamazdık. Saatlerce ağlayan bedeni yorgun düşünce uykuya teslim oldu... Kulağına gelen sesle korkuyla irkildi yanağındaki kurumuş yaşları hissedebiliyordu yanında gıdaklayan tavukların sesinden kurtulmak için dışarı çıktığında sabah olduğunu görmüştü. Görselleri algılamaya çalışırken kulağına gelen babasının selasıyla bir kez daha yıkıldı. Olduğu yere oturup kalan gücüyle de ağladı. Kaç saattir orada olduğunu bilmiyordu ama uzun süre çok uzun süre oradaydı.

 Kalkıp eve gitmek istedi yavaş adımlarla eve doğru yürümeye başlarken ayakları onu mezarlıklara götürmüştü. Mezar kazıcıların olduğu yere gittiğinde öyle derin bir çukur vardı ki...çok derindi işte. Süper kahramanlar ölmezdi hani? ölmüştü işte babası belki pelerini olsaydı böyle olmazdı.
 Mezarı kazan adamlar küçük kızın gözündeki dehşeti görmüş olacaklar ki biri kucağına alıp eve götürdü. Evde biraz kendine gelmiş siyah bir kalabalık vardı simsiyahtı herkes siyahtı siyah kalabalığın içinde beyaz elbisesiyle parlıyordu. 

Kiminin bacağının kiminin kolunun altından geçince salona vardı. Annesi ablası kardeşi artık ağlamayı bırakmıştı sessizce bakıyorlardı tabutun içinde gülümseyen adama bakıyorlardı. Kız babasına yaklaştığında dokunmak istedi öpmek koklamak ama yapamadı. Değişen neydi dün tatil planı yapıyorlardı işte bu gün niye konuşamıyordu niye onun için bir çukur kazılıyordu kız sarılmak istiyordu da neden sarılamıyordu. Ruhsuz bir beden neden yaşıyamıyordu. Sonra ne olduğunu anlamadı ayakları yerden kesildi biri kucağına almıştı kızı yüzünü göremediği kadın kızın kulağına fısıldadı ''İnna lillah ve inna ileyhi raciun'' Şüphesiz biz Allah'tan geldik ve o'na döneceğiz'' Söylenen bu cümleler yüreğindeki alevlere su olmuştu, sönmemişti ama dinmişti biraz. Küçük kız zamanla yüreğindeki küllerle yaşamaya alıştı bazen tekrara alev alır o küller öyle alev alır ki vüdunu yakacak şekilde o zamanlar kendi kendine söylenir durur o muhteşem ayetleri''İnna lillah ve inna ileyhi raciun'' 

48 yorum:

  1. sırtımdan ayak parmağıma kadar ürpererek bir nefeste okudum.
    eline sağlık

    YanıtlaSil
  2. Pinki yazdıkların beni ağlatmaya yetti...
    Yazdıklarının hepsini yaşayan o küçük kızım bende..
    Ve bende öpememiştim her detay mı benzer bu kadar..
    Ay ne yazdım nasıl yazdım bilmiyorum canım benim öpüyorum seni :* 

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ağlama ama kıyamam
      Sendemi
      Bende öpemedim hayattaki en büyük pişmanlığımdır keşke öpseydim son kez

      Bende öptüm ağlama tamam mı :)

      Sil
    2. Meleksin sen ya
      Tamam söz ağlamayacağım :*

      Sil
    3. Ben de öpüyorum ikinizi de :* ♥

      Sil
    4. Mien çook tatlısın :)

      Sil
    5. Siz nasıl bişeysiniz ya kimseyi bu kadar yakın hissetmedim hayatımda :)
      İyiki açmışım blogu sayesinde sizlerle tanıştım :)
      :*

      Sil
    6. Sahidende iyikii açmışız :))))

      Sil
  3. çok küçük değil mu punto pink'ciğim? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Punto araba olan puntomu ? :))

      Sil
    2. Yani yazının, harflerin küçüklüğünü kastettim. :)
      Ben de bekliyorum Pink!

      Sil
  4. kalemin daimi olsun

    bu arada bloguna izle secenegi veya alternatif biseyler koysan millet seni daha kolay takip etse :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya koyamıyorumki hata veriyo :/

      Sil
    2. ne gibi bi hatta aliyorsun?

      Sil
  5. Ne güzel yazmışsın Pink. Ağlamamak için zor tuttum kendimi...

    YanıtlaSil
  6. Ouvv şet!
    hakikatli yazmışsın kız..
    etkileyici

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hakikatleri yazmışım
      Ondandır :)))

      Sil
  7. Ağlayayım mı ne yapim, zor dönemlerdeyım, (not:erkekler ağlamaz kafasındayım) :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstiyosan ağla :)
      Erkekler ağlar mı bilmiyorum ama insanlar ağlar genelde :)

      Sil
  8. Çok mu güzel yazmışsın ne ellerine sağlık =)

    YanıtlaSil
  9. çok etkilendim ya..
    kalemine sağlık pinkcimm.

    YanıtlaSil
  10. işte bu yüzden bu anneler günü babalar günü bu kadar abartılmasın istiyorum. ben uzaktalarken bile fena oluyorum özlüyorum ya olmayanlar.
    boğazım düğüm düğüm.
    Nur içinde yatsın.

    sana mim paslamıştım onu demeye gelmiştim oysa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O günler çokta önemli değil ki benim için her gün özlüyorsan o günün bir önemi kalmıyor :)
      Amin

      Sil
  11. paragraflar arasında bikaç satır boşluk bıraksana ya. boşlukları koy tekrar gelip okuyacağım. böyle gözlerim yoruluyo.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Affedersin geç oldu ama bıraktım :)

      Sil
  12. uff ya gözlerim sırılsıklam oldu. ne kadar etkileyici ve gerçek anlatmışsın. çok duygulu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deep kendimden utandım şuan bir de sen güldürüen blog ödülü vermişsin

      Sil
  13. cok guzel anlatmissin. cok etkilendim pink :(

    YanıtlaSil
  14. Çok güzel yazmışsın Pink. Ben henüz yaşamadım bu acıyı ve eminim ki yaşamayan bilemez, anlayamaz. Ama yazdıkların beni çok hüzünlendirdi. Dediğin gibi "Şüphesiz biz Allah'tan geldik ve o'na döneceğiz"

    YanıtlaSil
  15. Çok güzel yazmışsın ya, doldurdun gözlerimizi. çok duygulu. yaşamayan bilemez bunu, anlayamaz. ben yaşamadım henüz ama yazdıkların bana yetti.. eline sağlık..
    bir de mim var sana, eğer yapmak istersen..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman aman yaşamada zaten Allah yaşatmasın :)

      Sil
  16. Yanıtlar
    1. Devamııı bu kız büyüyo yarım akıllı falan oluyo :)

      Sil
  17. Pink, ne cevherler var senin o güzel yüreginde. Cok güzel yazilmis. Yüregine saglik.

    YanıtlaSil
  18. Bu kadar gerçek olmasaydı.

    YanıtlaSil
  19. Oldukça trajik, kalemine sağlık.
    :)
    Bir önerim olacak, paragraf yaparsan çok daha kolay okunabilir. Tekrar kalemine sağlık, güzeldi.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet haklısın yaptımm bile :))

      Sil
  20. Pofff mahvettin yahu
    Vur, kır, parçala resmen :(

    YanıtlaSil